KÜRŞAD BERKKAN

İDLİB SALDIRISI VE 36 ŞEHİD

Şubat ayının ilk haftasında İdlib’den bir kara haber daha gelmişti..

Bu habere göre 4 askerimiz şehit olmuş, 1 askerimiz ağır olmak üzere 9 askerimiz de yaralanmıştı.

Bunun üzerine ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jefrrey acil olarak Türkiye’ye geldi ve gazetecilerin karşısına geçerek Türkçe konuşmuş ve şehitlerimiz var demişti.

**********

Bayram değil seyran değil eniştem beni neden öptü durumu vardı!

Her fırsatta Suriye’de ki teröristlere silah yardımı yapan güruhun temsilcisi Türkiye’ye geliyor,  dostluk ve kardeşlik mesajları veriyordu.

2021 Mali yılı için Suriye’de ki gruplara tam 200 Milyon dolar ayıran sanki onlar değilmiş gibi pişkin pişkin kardeşlik mesajları vermişti…

Son olarak 33 yiğidimizi kaybettiğimiz saldırıda da ABD’de çok açık bir ifade ile Türkiye’nin yanındayız diyordu…

İyi de, Nereden peyda olmuştu bu Amerika’nın Türkiye aşkı ?

Oysa daha önce Türkiye tarafından düzenlenen Afrin Zeytindalı operasyonunda belirli zaman aralıklarında toplamda 54 askerimizi şehit vermiştik ama hiç bir ABD’li yetkili başın sağolsun dememişti!

Elbette demezler…

Çünkü Afrin Zeytindalı operasyonunda,  silah yardımı yaptıkları bölücü terör örgütü YPG’yi vuruyorduk!

Burada ise karşımızda Esed Rejimi ve rusya var… İşte bu yüzden ABD “vurun yanınızdayız” havasında!

Ancak her şey bu kadarla da sınırlı değil…

Çünkü buzdağının görünmeyen yüzünde ABD istihbarat servisinin hazırladığı CIA raporu var!

Bu videoda İdlib saldırısının perde arkasında kalanları ve Çok gizli ibareli ABD istihbarat raporunun detaylarını anlatıcaz.

Son dönemlerde ABD ile ilişkilerimiz bol virajlı bir otobanda giden taksiye benziyor…

Trump’ın Kudüs konusunda akla izana gelmeyen saçmalık niletiğinde ki kararları, bizimle müttefik olduğunu söyleyip sırtımızı döndüğümüzde YPG ile el ele gezen Amerikan ordusunu, istediğimiz uçakları vermeyip biz Rusya’dan s-400 füzesi alınca çılgına dönmelerine  varana kadar pek çok konu da gerildik…

Ancak önemli bir husus daha var…

Biz ABD için de, Rusya için de vazgeçilmez bir ülkeyiz çünkü bulunduğumuz coğrafya gerçekten mühim bir coğrafya ve Türkiye çok dikkatli bir denge politikası gütmesi gerekiyor.

İşte Türkiye’nin bu stratejik konumuna binaen bu ülkelerin Türkiye ile şuanlık savaşa girmesi veya kaybetmeyi göze alması pek mümkün gözükmüyor…

Hal böyle olunca da, Türkiye’nin stratejik hamlelerini öğrenmek için büyük bir istihbarat yarışı var…

Bu nedenle de gerek ABD’nin, gerek Rusya’nın gerekse İran’ın ajanları Türkiye’de bol miktarda bulunuyor…

İşte Türkiye’de saha çalışması yapan Amerikan İstihbaratının ajanları çok özel bir rapor hazırlıyor ve bu rapor bir süre sonra deşifre oluyor…

Raporun deşifre olmasını sağlayan ise trajikomik bir şekilde Rus istihbaratına ait bir subaydı…

Bu subay Yunanistan’da yayın yapan Şetos gazetesine CIA’in çok gizli ibareli raporunu vermiş ve Yunan gazetesi bu raporu yayınlamıştı.

Bugün sokakta gördüğümüz 10 yaşında ki çocuklar dahi Ortadoğu’da bu kadar çatışmanın, bu kadar hercümerç olmuş bir yapı olmasının tek müsebbibi olarak ABD’yi gösterir…

ABD’nin bir  dönem dışişleri bakanlığını yapmış olan Condolizza Rice 22 ülkenin sınırlarını böleceğiz demişti.

Hatta öyle ki bu derin plan yeni bir proje değildi… Aslında yıllar önce planlanmış ve gerekli zemin hazırlanması için yıllardır Ortadoğu’da halkları ve daha da önemlisi azınlıkların hassasiyetlerini kaşıyorlardı.

Örneğin bakın bu derin planın kurgulandığını yıllar önce 2003 yılında Merhum Necmettin Erbakan nasıl açıklamıştı;

 

ABD’nin istihbarat servisi çok gizli raporunda Türkiye’nin güneydoğusunun eyalet sistemi ile yeni bir federe yapı haline getirilmesini ön görüyordu.

1960’lı yıllarda yayınladıkları başka bir raporda Suriye, Irak, İran  ve Türkiye’den alınacak topraklar ile bir kürt devleti kurma düşüncelerini açıklamışlardı.

Biz bu konuyu çok daha detaylı olarak İlluminati isimli kitabımızda izah etmiştik.

Yani kısaca yine Kürdistan diyorlardı…

ABD’nin güneydoğu’da bir Kürdistan kurma hayalinin olduğunu uzun süredir biliyoruz ve hatta sırf bu yüzden bile defalarca politik olarak gerilmiştik…

Yayınladıkları haritalar, destek verdikleri terör seviciler bir tarafa ABD’nin bölünmüş bir Türkiye düşünü sık sık rüyalarında gördüğünü artık bilmeyen yok!

Ancak bu istihbarat raporunda çok daha dikkat çeken bir detay var…

Sadece güneydoğu’nun değil başka bir ilimizin de Türkiye’den ayrılmasını istiyordu!

Yunanistan gazetesi ABD’nin istihbarat raporunu yayınlamıştı, rapor yayınlandıktan kısa bir süre sonra gazetenin yayın yönetmeni aracıyla anlamsız şekilde kaza geçirdi ve şans eseri kurtulmayı başardı.

Raporda Türkiye’den ayrılarak bağımsız bir devlet olarak kurulmasını istedikleri il ise oldukça şaşkınlık vericiydi.

Hatta taleplerine göre bu ilimiz Türkiye’den ayrılmalı ve bugün İsviçre gibi uluslararası bir dokunulmazlık statüsünde olmalıydı.

Evet! İstanbul diyenler doğru bildi! ABD çok gizli istihbarat raporunda İstanbul’un Türkiye’den ayrılması gerektiğini ve bağımsız bir devlet olması gerektiğini söylüyordu ve üstelik bu devletin de tıpkı İsviçre gibi özel bir statüde olmasını öngörüyordu.

Hatta geçtiğimiz yıllarda Türkiye’ye gelen nöromarketing uzmanı Dr. Rafael “İstanbul bir şehir devleti olmak için hazır” diyordu.

Hatta Amerika’nın dış ilişkiler komisyonu ve İlluminati sisteminin tepe noktası olan CFR, 2001 yılında Türkiye’nin gelecek yıllarında uyması gereken programlar diyerek hazırladığı raporda İstanbul’un şehir devleti olmasının çok önemli olduğunu söylüyordu.

Dünya imparatorluğunu kuracak olsam payitahtı İstanbul yapardım diyen Napolyon’un dahi gözünün olduğu bir şehir aslında İstanbul…

Ancak çok ilginçtir ki, İstanbul’u isteyen sadece onlar değildi…

İstanbul Rusya içinde çok önemliydi ve İstanbul’da gözü olanlardan biri de Rusya’ydı…

İstanbul için ezelden beri iştah kabartan Rusya Çargrad yani Çarların şehri diyerek değer atfediyordu.

Üçüncü Roma ve yine başka bir argümana göre ise Büyük Roma İmparatorluğunun başkenti olarak görülen İstanbul’da Rus’ların da ezelden beridir gözü vardı.

Hatta ünlü İslam Alimi Muhyiddin Arabi’nin kıyamet yaklaşırken yaşanacaklar hakkında verdiği detaylarda İstanbul’un merkez yani başkent olacağını ve tekrar işgal edilmeye çalışılacağını söylemesi, yine Nakşibendi tarikatı şeyhlerinden geçtiğimiz yıllarda hayata gözlerini yuman Nazım Kıbrisi’nin “Armageddon Melhamei Kübra yani 3. Dünya savaşı başladığında Rus’lar İstanbul’u işgale gelir” demesi  oldukça ilginçtir.

Kısaca küresel baronların sadece Türkiye’nin güneydoğusunda gözü yok!

Bununla birlikte bir finans merkezi haline getirmek istedikleri İstanbul içinde hayalleri var!

Aslında bunu daha önce 16 Mart 1920 itilaf devletleri aracılığıyla yapmışlardı.

Bugün de tıpkı Dubai gibi, Abu Dabi veya Hong kong gibi ve belki de onlardan daha üstün bir hale getirmek istiyorlar…

Bu kulağa hoş geliyor gibi gözükebilir ancak sorun şurada ki Türkiye’den ve sizden bizden kısaca Müslüman Türk’lerden arındırılmış bir İstanbul’dan bahsediyoruz…

Dubai gibi yerlerin sosyal alt yapısı, tarihsel bir sanayi alt yapısı, sosyo politik bir zemini yok, oysa İstanbul tüm bunlar için oldukça müsait bir şehir…

Kısaca İstanbul’u şehir devleti haline getirip Ortadoğu, Asya ve Avrupa için bir ticaret karargahı haline getirmek istiyorlar… Ve bu ticaret karargahı tamamı ile kendi ellerinde istedikleri gibi himaye edebildikleri bir durumda olmasını bekliyorlar…

Ancak unuttukları bir şey var…

Her Türk asker doğar…

Ve büyük şair Mehmet Akif’in istiklal marşında dediği gibi,

Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,

Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

Yani kısaca canımızı veririz ancak vatan toprağından bir karış vermeyiz!

Yeni videolardan haberdar olmak için lütfen kanalımıza abone olmayı unutmayın!

 

TARTIŞMAYA KATIL

- Fikirleriniz Bizim İçin Önemli.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ETİKETLER

HENÜZ ETİKET YOK!