7. BÖLÜM: BARNABAS İNCİLİ : ABDULLAH ÇATLI NASIL YOK EDİLDİ ? KAYBOLAN ÇANTASINDA NE VARDI?

6. Bölüm : Barnabas İncili : Esat Coşan Hoca Nasıl Öldürüldü ? Kayıp Yeşil Çantanın Sırrı Nedir?

5. BÖLÜM : TURGUT ÖZAL BARNABAS İNCİLİ’Nİ OKUYUNCA NASIL ÖLDÜRÜLMEK İSTENDİ?

4. BÖLÜM: BARNABAS CİNAYETİ : YAHUDİ VİCTORİA RABİN BARNABAS’I OKUYUP MÜSLÜMAN OLUNCA MI ÖLDÜRÜLDÜ ?

AŞIK MAHSUN’İ ŞERİF, “İTİN BİRİSİ” TÜRKÜSÜNÜ ABDULLAH ÇATLI İÇİN Mİ YAZDI? İŞTE GERÇEKLER!!!

Her Telden, Politika, Tarih 24 Aralık, 15:41'de eklendi
Örnek Resim Örnek Resim

Türk kültüründe Aşık veya Ozan olarak anılan sanatçıların dizeleri çoğu zaman dinlediğimizde veya okuduğumuzda bizi derin bir ruh yolculuğuna götüren nadide eserlerdir…

Günümüzde maalesef nesli tükenir hale gelse de, geçmiş dönem ozanlarımızı hasret ile aramıyor da değiliz…

İşte bu yazı nadide ozanlarımızdan bir tanesi Aşık Mahsuni Şerif ile  Milli İstihbarat Teşkilatı ve teşkilatta ki o dönemde ki en önemli isimlerden biri olan ve operasyonu bizzat yürüten Mehmet Eymür’ün talimatları ile Türk Devleti adına perde arkasından sürekli Avrupa’da Türk Diplomat ve ailelerini infaz eden Ermeni Asala Terör Örgütü’nü çökerten Abdullah Çatlı  hakkında yanlış yorumlanan bir yazıyı sizlere sunacağız..

Aşık Mahsuni Şerif’in çok sevilen bir türküsü var ve Hüseyin Uğurluğu’nun yorumladığı adeta hiciv sanatını konuşturan muazzam bir eserdir…

Önce dizelere bir göz atalım;

bana dönek demiş itin birisi
açığım neymiş sor hele hele
eli çatlamamış ayı irisi
sen bizim köylerden geç hele hele…

köylüden yanadır toprak görmemiş
viskiden gayriye dudak sürmemiş
ömür boyu serçe bile vurmamış
beni vuracakmış bak ite hele hele…

bir yığın kitabı yığmış önüne
sinek konsa korkar tatlı canına
hipi yosmasını almış yanına
pehlivanlık taslar gör hele hele…

yiğittir ölüsü dağlarda kalan
maraş’ta kalan, sivas’ta kalan, anadolu’da kalan
yiğittir yiğidin öcünü alan
soytarıdan yiğit olur mu ulan
ordu yıkacakmış ker hele hele…

bu herifin önü sonu ayandır
anlayana benim sözüm beyandır
senden korkan hayvan oğlu hayvandır
gel de mahzuni’yi vur hele hele…

Bir çok kesim bu şiirde kast edilen kişinin Ülkücü Abdullah Çatlı olduğunu söyler…

İddia’ya göre Abdullah Çatlı bir gün radyo programında Aşık Mahsuni Şerif’i dinler ve yanında ki ülkücü arkadaşlarına “kim ulan bu?”  diye sorar, Mahsun’i Şerif oluduğunu öğrenince de “bulun bana” der ve ekibi 2 saat içinde o dönem ki plak şirketi olan Şah Plakçılık şirketinde ki yetkilisine ulaşır…

Abdullah Çatlı alır telefonu ve tehdit ederek Aşık Mahsuni’yi vuracağını söyler ve tabi ki bu haber Mahsuni’ye ulaşınca da o da yazar bir türkü ve türkü ile karşılık verir…

Peki, gerçek böyle mi?

HAYIR!

Bu türkü Abdullah Çatlı için yazılmamıştır…

Peki, gerçek nedir o halde?

Şiirin başlangıcı aslında en büyük tüyoyu veriyor, şöyle diyor Mahsun’i “Bana dönek demiş, itin birisi”….

Evvela bu türkünün Çatlı’ya yazılma ihtimali, sadece bu dizeden ötürü mümkün değildir çünkü Mahsun’i sol görüşlü, Çatlı ise sağ görüşlüdür yani Çatlı için Mahsuni’nin bir davadan dönekliği söz konusu olamaz…

Ancak aynı davada olmalılar ki bir taraf bir yanlış yapmış olmalı ve diğer tarafta onu döneklik ile suçlamalıdır…

Aşık Mahsuni Şerif hiç bir zaman ülkücü olmadığına göre veya Abdullah Çatlı hiç bir zaman Solcu olmadığına göre bu türkünün Abdullah Çatlı için yazılma imkanı yoktur…

Bunun yanı sıra Ali Öztunç isimli yazar “Devr-i Mahsuni” isimli bir kitap hazırlıyor ve aile üyeleri ile yakın dostları ile de görüşüyor ve bu süreçte yaptığı bir röportajda şöyle diyor yazar ; “‘’Bana Dönek Demiş İtin Birisi’’ türküsünün Abdullah Çatlı için yazıldığı söylenirdi, öyle olmadığını başka bir hikayesi olduğunu bu süreçte öğrendim. ”

Örneğin şiirin içinde söylediğimiz gibi “Bana dönek demiş” kelimesinden hareketle aynı davada olmadıkları açıktır…

Yine şiirin devamında “serçe bile vurmamış” kelimesi var ki, Abdullah Çatlı için yazıldı iddiasını bütünüyle çürütüyor… Zira Abdullah Çatlı Türk Devletinin emrinde ilk başlarda söylediğimiz gibi Asala Terör Örgütünün liderlerine, Şehit edilen Türk Diplomatlarının intikamı olarak mermi yağdırdığını bilmeyen yoktur…

Yine bu türkü 1974 yılının sonlarına doğru yazılmıştır ancak o tarihlerde Abdullah Çatlı Ankara Mali Bilimler Yüksek okulunda öğrencidir ve birilerinin iddia ettiği gibi Ülkü Ocakları Başkanı falanda değildir… Hatta aynı okulun tanınmış bir ülkücüsü bile değildir, o dönemde tanınan ve öne çıkan ülkücüler Selahattin Sarı, Türkmen Onur ve Devlet Bahçeli’dir ve Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ramiz Ongun’dur…

Evet, inkar etmemek gerekir ki, Abdullah Çatlı oldukça hızlı bir delikanlıdır ancak o tarihlerde daha adı duyulmamış, ülkücü camia içinde çok bilinmeyen, hatta bulunduğu üniversitede dahi çok bilinmeyen bir isimdir ki kalkıp Aşık Mahsuni’yi tehdit etmesinin mümkünatı yoktur…

Hele, hele bazı kesimler Kayseri’de bir konser sırasında gelip tehdit ettiğini söylese de, bu teknik olarak da mümkün değildir çünkü söylediğimiz gibi şiir 1974 sonlarında yazılmış o tarihte Çatlı henüz öğrencidir ve henüz sivrilmiş birisi değildir…

Bunun yanı sıra Kayseri’de Mahsuni konserv ermiştir evet doğrudur ancak o tarihlerde yani şiir yazıldıktan 1 yıl sonra konserin olduğu sıralarda Abdullah Çatlı eşinin yanında Nevşehirde’dir çünkü kızı Gökçen Çatlı dünyaya gelmiştir…

Eşinin doğum telaşı, baba olmanın heyecanı ile müşerref olan Çatlı’nın Mahsuni ile uğraşacak durumu var mıdır sizce?

Anlaşılacağı üzere bu türkü KESİNLİKLE ABDULLAH ÇATLI İÇİN YAZILMAMIŞTIR…

Şiir Mahsuni Şerif ile aynı politik görüşü benimseyen birine yazıldığı açıktır…

Peki, şiir kime yazılmıştır? Yukarıda izah ettiğimiz gibi Aşık Mahsuni

Bunun yanı sıra şiir 1974 sonrasında yazılmıştır yani Kıbrıs Barış harekatından sonradır ve Aşık Mahsuni orada mücadele veren askerlere şiirler türküler yazmaktadır

Bu süreçte Mahsuni Şerif Kıbrıs’ta çarpışan yiğitlerimiz için şu dizeleri yazar ;

duracak zaman değildir
yürüyün zalim üstüne
ölen ölür kalan yeter
yürüyün kıbrıs üstüne

Bu türkülerin yazılmasından sonra az önce dediğimiz gibi Aşık Mahsuni Şerif sol görüşlüdür ve pek çok sol görüşlü vatandaşımız gibi vatanına milletine sadık ve sevdalı bir kişidir… İçinden orada çarpışan askerlerimize türkü yakmak gelir ve yukarıda verdiğimiz “Yürüyün Aslanlar” isimli şiirini yazar ve türkü haline getirir…

O dönem Aşık Mahsun’i Şerif TRT’nin İzmir Radyosunda bir programa katılır, hatta kendisinden sonra programa katılacak olan TRT Radyosu sanatçısı Zeki Çiçek’in de yayın saatinin gecikmesine sebep olur çünkü Mahsuni’nin anlatacağı ülkeye dair çok şey vardır…

İşte o programda Kıbrıs Barış Harekatında görevli askerlerimiz için yazdığı türküyü okur canlı canlı…

 

Bunun üzerine sol görüşlü bir gazeteci ver yansın eder ve kendisini sol camiaya ihanet etmekle, inandığı davasını satmakla suçlar… Mahsun-i Şerif ise kendisine özel bir mesaj gönderir… Bu mesajda Mahsun-i Şerif kıbrık askeri harekatının siyasi yönüyle işi olmadığını sadece orada mücadele eden Anadolu’nun yiğit evlatlarını düşündüğü için yazdığını söyler…

Ancak bu sol görüşlü kişi durmaz ve kendisine hakaret eder ve daha sonra da tehdit eder… Ancak bu tehdit “seni vururum” şeklinde değildir, bu tehdit “Davaya ihanetin bedeli tabuttur” veya “ölümdür” şeklindedir…

Peki kimdir bu tehdit eden kişi?

Bu tehdit eden kişi o dönem solcuların da fikri anlamda sözcülüğünü yapmış olan halen günümüzde de esrarengiz bir kişilik olan Doğu Perinçek’tir…

Doğu Perinçek bir tv kanalında Türk Ordusu için “İşgalci” açıklaması yapmakta, Kıbrıs’a müdahaleyi doğru bulmadığını söylemektedir ve konuşmanın bir yerinde orada mücadele eden askerler için türkü yazan Mahsun’i Şerif ile dalgavari bir şekilde isim vermeden eleştiriyor ve şöyle diyordu;

“Bu düpedüz işgaldir kardeşim! Ne özgürlüğü? Ne Barış’ı diyorsunuz? Kıbrıs Barış Harekatıymış… Hitler’in Orduları Çekoslavakya’yı işgal ederken de barış diyordu… Şimdi de çıkmış aşık mıdır sevdalımıdır nedir adamın biri, Barış harekatı askerlerine türkü yaptım diyor, ya sen sosyalizmi hiç anlamamışsın, ne barışı? İşgaldir bu işgal!”

Bakınız Doğu Perinçek o dönemlerde Kıbrıs Barış Harekatı hakkında neler düşünüyormuş…

Askeri müdahale(Barış Harekatını kastediyor) Esas Olarak ABD işbirlikçisi Büyük Burjuvazinin Eseridir’
Kıbrıs Meselesi Kitabı s.12

“Ne olmuştur? Birinci barış harekatından sonra Türkiye’de iktidar değişikliği mi olmuştur? On beş gün arayla yapılan birinci ve ikinci askeri harekatları ayrı sınıflar ve başka askeri güçler mi yapmıştır? Kaldı ki askeri müdahale ve işgal, her halukarda ve kim yaparsa yapsın, emperyalist ve gerici bir karekter taşır.”
Kıbrıs Meselesi Kitabı s.24

“Türk Ordusu, Rum toplumuna ‘özgürlük götürmedi, tam tersine Rum toplumu içindeki özgürlük düşmanı güçlerle işbirliği yaptı.”
Kıbrıs Meselesi Kitabı s.53

“Türk işgalinin devam etmesi, Yunan askerlerinin adada kalmasına da sebeb olmakta, yeni katliam ve cinayetler için gerekli ortam yaşatılmaktadır. Katliamların esas sorumlusu, Kıbrıs’ta yangınlar çıkaran iki süper devletle birlikte adadaki yabancı askerlerdir.” Kıbrıs Meselesi Kitabı s.31-32

Kısacası o dönemde Doğu Perinçek ve ekibi ile solcuların büyük bir kısma Kıbrıs Barış Harekatını İŞGAL olarak görüyor ve haliyle TÜRK ORDUSU DA İŞGALCİDİR diyorlardı…

Ancak bir halk ozanı olan Mahsun’i Şerif hiç bir zaman bu tür politik söylemlere girmiyor, konulara dahil olmuyordu o sadece orada mücadele eden ASKER olan yiğitlere türkü yazmıştı…

Perinçek’in tehdidi üzerine hiciv sanatı örneği olan yukarıda bahsini ettiğimiz türküyü kaleme almış ve bir ozan olarak mermi ile değil Perinçek’i sözleriyle vurmuştu…

Bu nedenle bu türkü ülkücü olan Abdullah Çatlı’ya değil, solcu olan Doğu Perinçek’e yazılmıştır…

Zaten ilk dizede ki “Bana dönek demiş” kelimesi de bunun açıkça kanıtıdır…

Saygılarımızla…

Kursad BERKKAN

Facebook Yorumlar

Bir önceki yazımız olan BÜYÜK KOMPLO! SABA MELİKESİ BELKIS'IN TAHTI NASIL ÇALINDI? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.