7. BÖLÜM: BARNABAS İNCİLİ : ABDULLAH ÇATLI NASIL YOK EDİLDİ ? KAYBOLAN ÇANTASINDA NE VARDI?

6. Bölüm : Barnabas İncili : Esat Coşan Hoca Nasıl Öldürüldü ? Kayıp Yeşil Çantanın Sırrı Nedir?

5. BÖLÜM : TURGUT ÖZAL BARNABAS İNCİLİ’Nİ OKUYUNCA NASIL ÖLDÜRÜLMEK İSTENDİ?

4. BÖLÜM: BARNABAS CİNAYETİ : YAHUDİ VİCTORİA RABİN BARNABAS’I OKUYUP MÜSLÜMAN OLUNCA MI ÖLDÜRÜLDÜ ?

AMERİKA İSMİNİN GİZLİ TARİHİ

Ezoterizm, Her Telden, Mitoloji, Tarih 19 Aralık, 21:06'de eklendi
Örnek Resim Örnek Resim

Bugüne kadar “Yılan Kardeşliği” ve bunun yanı sıra Reptilianların yönettiği bir Dünya olduğuna dair pek çok teori duymuş olabilirsiniz… Bunların gerçek olup olmadığı tartışılabilir ancak günümüzde ortaya çıkan pek çok detay göstermektedir ki bize öğretilen klasik Dünya tarihi düzmece bilgilerle doludur…

Bunlardan bir tanesi de Amerika isimli kıtanın isminin Amerigo Vespucci isimli bir gezginden esinlenerek konulduğu yönündedir ki yine gerek Amerika’da gerekse Dünya’da bu kıtanın tarihi anlatırken kıtanın isminin Amerigo isimli gezginden esinlenerek verildiği öğretilir.

Kadim bilgilerin pek çoğunda, üst bir bilinç ve güç temsili olarak Ejderha, Yılan veya sürüngen ile sembolize edilir…

Madam Blavatsky’nin kitabında öne sürdüğü yılan kardeşliğinin temelleri de aslında Amerika’dır ve ABD’nin kuruluşu politik olarak incelendiğinde Blavatsky’nin Yılan Kardeşliği dediği gizemli okültik yapılanmanın 13 eyalet ile 13 kişi tarafından kurulduğu düşünülürse anlaşılacaktır.

Ayrıntılı bilgi için : İngiliz Derin Devleti isimli kitabımıza bakınız….

Klasik tarihin bizlere öğrettiği gibi İtalyan bir kaşif olan Amerika kıtası ismini İtalyan kaşiften almamıştı. Aslında kıtanın isminin Bristol Tüccarı Richard Amerike isimli kişiden de aldığı söylenir ve ilk kıtaya ayak basanın da bu tüccar olduğuna vurgu yapılarak isminin buradan geldiği iddia edilir.

Yine diğer bir iddiaya göre aslında Richard Amerike sadece finansördü ve onun yerine keşifleri yapan kişi İtalyan denizci Giovanni Caboto isimli kişiydi. Caboto 1497 yılında Amerika kıtasına ilk ayak basan Avrupalı olarak tarihe geçmişti. Ancak bu büyük keşfin finansörü olan Richard Amerike yeni keşfedilen bu kıtaya kendi isminin verilmesini arzuluyordu.

Üstelik Caboto bu kıtayı başka bir İtalyan kaşif olan Amerigo Vespucci’den 2 yıl önce keşfetmişti. Sadece bu kadarla da kalmayıp günümüzde Kuzey Amerika olarak bilinen bölgenin de birde haritasını çıkarmıştı.

Tarihi kaynaklar araştırdığında adeta günümüze ışık tutacak çok önemli bir kaynak gün yüzüne çıktı…

Bu kaynak kaşif John Cabotto’nun seyir defteriydi ve şöyle yazıyordu;

“Vaftizci Yahya gününde Amerike toprağı, Mathew adlı bir Bristol gemisiyle, Bristollü tüccarlar tarafından bulundu”

Daha kıta yeni keşfedilmiş, henüz bir isim verilmemiş ya da Dünya hükümdarlarına keşfedilen kıta hakkında net bir bilgi ulaşmamış, tarihçiler kıtayı yazmamıştı ama Cabotto kıtanın ismine Amerike diyordu ve bu isim ilk defa kullanılan bir isimdi..

Cabotto’dan sonra Amerika ismini kullanan en eski harita ise Mardin Waldseemüller’in 1507 yılına tarihlediği büyük dünya haritasında karşımıza çıkıyor. Ünlü haritacının eline kaşif Amerigo Vespucci’nin Güney Amerika’nın haritasını keşfedip buranın haritasını çıkardığını eline geçen harita ile öğrenmişti.

Vespucci’nin çizdiği bu haritada da, Amerike ismini görünce kıtanın adının da Vespucci’den geldiğini düşünerek aldığı tarih notlarına bu şekilde detay yazmıştı. Oysa o kıtanın haritasını çıkaran Amerigo Vespucci’nin adından geldiğini düşünüyordu ancak bir diğer gezgin ise para baronu ve sponsoru olan Richard Amerike’nin adını vermişti.

Martin Waldseemüller daha sonra eline Bristol haritası geçince yaptığı hatayı fark etti çünkü bu haritada da kıtanın isminin Richard Amerike’nin ismine ithafen Amerike koyulduğu yazıyordu. Bu ikilemi de doğru bulmayan Martin Waldseemüller 1513 tarihinde çizdiği yeni Dünya haritasında kıtanın ismini “Terra İncognita” yani “Bilinmeyen Topraklar” olarak isimlendirmişti.

Bu şekilde kullanmasının önemli sebeplerinden biri de daha sonra öğrendi ki Vespucci hiç bir zaman Kuzey Amerika olarak bilinen tarafa gitmemiş, aynı şekilde diğer kaşif ve Richard Amerike’de Güney Amerika olarak bilinen tarafa gitmemişti ve dahası Vespucci hiç bir zaman notlarında ve hatıra defterleri ya da seyir defterlerinde kıtaya ne Amerike, ne Amerigo ne de Amerika adını vermemişti.

Zaten bu bilinen geleneğe de aykırı bir durumdu çünkü eğer Amerigo Vespucci keşfettiği kıtaya kendi adını vermesi bilinen gelenekte yanlış bir davranıştı çünkü isim değil soy isim verilirdi.

Örneğin 1642 yılında Hollanda’lı denizci Abel Tasman’ın Tazmanya adasını keşfinden sonra soy ismi adaya isim olarak verilmiştir. Yine Cook adalarının ismi ise 1770’li yıllarda adayı keşfeden James Cook’dan ismini almış ve Cook Adaları olmuştur.

Bu geleneğe göre şayet Amerika’nın adı kaşif Amerigo Vespucci’den gelmiş olsa idi bugün adı Amerika değil Vespucci olarak kabul edilirdi…

Zaten yukarıda ki açıklamalarda hatırlayın yine Amerika’nın bir bölümünü keşfeden John Cabotto’nun seyir defterinde bu topraklardan bahsederken kendi finansörünün soy adını kullanmıştı “Vaftizci Yahya gününde Amerike toprağı bulundu” sponsorunun adı Richard soy adı ise Amerike olduğu için gelenek değişmemiş ve soy ismi verilmişti…

Bu geleneğe göre Vespucci’nin kıtaya adını verme ihtimali asla yoktu…

Amerikalı araştırmacı olan James Pyrse, “Theosophical Scoiety dergisinde “Lucifer History” isimli bir makale yayınlamıştı. Bu makalede Maya’ların büyük Tanrı’larından birinin ismini Quetzalcoatl olarak verirken Hintlilerin baş tanrısını ise Kukulkan olarak tanımlıyordu. Ancak bu ütopik her iki tanrının da ortak bir özelliği vardı ve her ikisi de Tüylü Yılan anlamlarına geliyordu…

Daha da ilginç olanı ise Peru toplumu kendi tanrılarına Amaru ismini veriyorlardı ve bazı yerlerde Amaru’yu bir yılan, bazı yerlerde ise kertenkele olarak betimliyorlardı…

Peru toplumunun ayinlerinde kullandığı günümüz kobra yılanlarına benzeyen başlığı ile dikkat çeken büyük Tanrı’sının ismi ise oldukça ilginçti…

Ayinlerde kullanılan bu Tanrı’nın ismi ise “Amaruca” olarak kabul edilmişti.

Amerika’nın isminin  Amerigo Vespucci olarak kabul edilen gezginden alındığı klasik tarih öğretilerinde bulunuyordu, ama acaba gerçekten de böylemiydi?

Yoksa Amerika isimli kıta aslında bir yılanlar ülkesi olarak mı kabul edilmişti ve bir yılan olan Peru tanrısı Amaruca’dan mı alınmıştı?

Bu bağlamda, Luciferizm’i bir öğreti olarak kabul eden ve bunun içinde “Yılan” görünümlü bir Şeytan’dan inisiye aldığı iddia edilen İlluminati örgütü ve Amerika’nın aynı yıl olan 1776 yılında kurulduğunu unutmamak gerekir…

İtalyan bir kaşif olan Amerigo Vespucci’ye atfedilen Amerika kıtasının ismi acaba gerçekten bu şekilde mi verilmişti? Yukarıda hatırlarsanız sürüngenler hakkında bazı izahlar yapmıştık.

Şimdi yukarıda verdiğimiz resimde ki, Amerika’nın adını aldığı iddia ettikleri İtalyan Kaşif Amerigo Vespucci’nin ayaklarının altında ki sürüngen ejder’e dikkat buyurunuz… Kaşif’in hemen ayaklarının altında bulunan sürüngen ejder, gökyüzüne doğru uzanan ve üzerinde Amerika’yı temsil eden bir sütuna tırmanıyor…

Kuzey ve Güney Amerika’da son dönemlerde ortaya çıkarılan keşiflerde İnka şehirlerinin arkeolojik kalıntılarında ilginç bir detayda gün yüzüne çıkmıştı. İnka Medeniyetine ait kalıntılar üzerinde yapılan araştırmalarda Peru’da yaşamış olan ve İnka’lara liderlik etmiş olan Tupac Amaru isimli bir kralın hakkında pek çok bilgiler tespit edilmişti.

Tupac Amaru, 1572’de İspanyollar ile yapılan bir savaşta hayatını kaybetmişti ve kendinden önce gelen Amaru’ların sonuncusuydu. Yani İnka krallarına da Amaru ismi veriliyordu ve Amerika isimli kıtanın asıl yerlilerinden olan İnka medeniyetinin krallarının isimleri değişkenlik gösterse de Amaru ismi baki kalmıştı.

Yine yazar James Pyrse araştırmasında “Kralı” anlamına gelen “Amaruca” kelimesini kullandıklarını ifade ediyordu, yani buna göre Tupac Amaru kelimesi Kral Tupac anlamına geliyor Amaruca demek ise “Kralı, Kralımız” gibi anlamlar ifade ediyordu.

Amaruca sözü ise köken anlamı olarak “Tüylü Yılan” demekti çünkü İnka kralları başlarında bir nişane olarak yılan kafasına benzer tüylü bir şapka takıyorlardı. Toplumların günümüze kadar başlarında her zaman bir şeyler taşıması, insan tarihinde her zaman karşılaşılan bir durumdur… Osmanlı paşa ve sultanlarının kavuk, sarık vs. gibi…

Biz İlluminati isimli kitabımızda bu yılan hükümdarlığı olarak tanımladığımız İlluminati’nin kökeninin Mısır’a kadar dayandığını söylemiştik…

Aşağıda ki fotoğraf ise yine “Güneş Tanrısı” olarak da kabul edilen bir betimlemeyi gözler önüne seren bir sembolizmadır… Bu Sembolizma gerek Mısır gerekse Sümer kültürlerinde bolca karşımıza çıkar.

Kadim Mısır medeniyetinde kanatlı güneş veya Yılan Krallığı olarak da kabul edilen bu motiflerin pek çoğuna rastlamak mümkündür ve Sümer’lerde bulunan sürüngenler için ise Annunaki’ler ya da insan ile olan kavgasından ötürü Tanrı tarafından cezalandırılan ve Dünya’ya gönderilen Melek’lere verilen isim olan Nefilim’ler olarak da isimlendirilir…

Facebook Yorumlar

Bir önceki yazımız olan PİRİ REİS HARİTASINI HÜRREM SULTAN MI YOK ETTİ? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.